Perşembe, 09 Eylül 2010 19:37
Komün tarafından yazıldı.
Ayamama Deresi’nin taşması sonucu 30 kişinin yitirdiği sel felaketi unutturuldu. Bir yılda ne değişti? Islah çalışmalarının başlatıldığı bölgede şimdi bir okul 23 bin öğrencile kapılarını açmaya hazırlanıyor. Bir yılın sonunda ise sadece sigorta şirketleri Ayamama’yı hatırlıyor.
“Avrupa Kültür Başkenti” olmaya hazırlanan İstanbul, geçen yıl bugün üç saatte sele teslim oldu. İkitelli'de ne muson yağmurları vardı, ne de tsunami. Sadece sağanak yağış. Ancak sonuçları o felaketleri aratmadı. İkitelli ve Ayamama Deresi başta olmak üzere selde aralarında kapalı kasa serviste feci şekilde can veren 7 tekstil işçisinin de bulunduğu 30 kişi yaşamını yitirdi. Bir yılda ne değişti?
BİR YILDA NE DEĞİŞTİ?
Derenin ıslah çalışmaları başlatılıp kaçak olan bazı binalar yıkılırken, şimdi dere yatağında bina ve iskeleden geçilmiyor. Hatta dün 50 metre mesafeye kadar inşaat izni verilmeyen Ayamama'da şimdi dereye neredeyse sıfır noktada bir okul yükseliyor. Derenin hemen yanı başında ve Atatürk Havalimanı'na 440 metre mesafede bulunan 'ağaçlandırma alanı' olarak ayrılan yeşil alan çok yakında öğrencilere kapılarına açacak.
30 kişinin öldüğü sel felaketinden okulun birinci katına kadar su dolması da inşaatı durdurmaya yetmedi. Fatih Koleji Merkez Kampüsü, 2 bin 98 öğrenci ile 2010-2011 öğretim yılında eğitim ve öğretime başlıyor. 65 bin metre kare kapalı alana sahip okulda anaokulu, ilköğretim ve lise binalarıyla birlikte yurt binası, 8 laboratuvar, 91 derlik, kütüphane, kafeterya, yemekhane, 2 kapalı spor salonu da var.
SADECE SİGORTA ŞİRKETLERİ HATIRLIYOR
Şimdi seli sadece sigorta şirketleri hatırlıyor. Onlar da, masraflarının peşine düştükleri için. Felaket nedeniyle yaklaşık 600 milyon lira ödeme yaptıkları belirtilen sigorta şirketleri, Bayındırlık Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İSKİ, Bahçelievler Belediyesi ve Küçükçekmece Belediyeleri'nden “taşkına neden oldunuz, hizmet kusuru işlediniz” diyerek zararlarının tazminini istediler.
Akşam gazetesine göre, Bayındırlık Bakanlığı “sorumluluğumuz yok” diye cevap verirken, diğer kurumlar ise yaşananın beklenmeyen doğa olayı olduğu, fazla yağmur yağması nedeniyle taşkınların olduğunu belirterek “bizim kusurumuz yok” dedi. Sigorta şirketleri bunun üzerine dava açma hazırlığı başlattılar. Bir şirket; Bayındırlık Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İSKİ, Bahçelievler Belediyesi ve Küçükçekmece Belediyeleri'ne dava açtı.
BAŞBAKAN NE DEMİŞTİ?
Tepkiler üzerene Başbakan Erdoğan, “Dere yataklarında imara izin vermeyeceğiz. Biz buralara binalar yaparsak, dere yatağında bu yapıları yaygınlaştırırsak derenin intikamı ağır olur. Şu anda olan budur” demiş, ancak Ayamama'nın kendisinin belediye başkanlığı döneminde imara açıldığı ortaya çıkmıştı.
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi'nin imar planına ilişkin yaptığı her itiraz, mahkemeler tarafından kabul edilmiş, ancak Erdoğan'dan sonra koltuğa oturan diğer belediye başkanları da, her mahkemeyi bir üst mahkemeye taşıyarak, kaçak yapılaşmaya izin vermeye devam etmişlerdi. En son Danıştay 6. Dairesi, 15.08.2007'de, tam on yıl sonra verdiği nihai kararla, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin imar planını iptal etmişti. Tabi atı alan çoktan Üsküdar'ı geçmiş, dere yatağı kaçak yapılarla dolmuştu.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a ise selin sorumluluğunu 'cahil' halka yüklemeye çalışmıştı. Ama Topbaş'ın da, Ayamama Deresi yatağını çok katlı binalarla doldurmak için imar planında değişikliğe gittiği ortaya çıkmıştı. Kağıt üzerinde hala “rekreasyon (yenilenme) alanı”, “kent mezarlığı”, “spor alanı” ve “yeşil alan” olarak görülen bölge, yüksek yoğunluklu ve çok katlı yapılaşmaya açan plan değişikliği, sel olduğunda İBB Meclisi'nde oylamayı bekliyordu.