2009 yılında bir vesileyle Başbakan öğretmenlere seslenirken “Her üniversite okuyana devlet iş vermek zorunda değil” diyordu.
Doğru da söylüyor. Üniversiteyi bitirip diplomasını alınca önce öğretmen olmak için KPSS’ye giriyor öğretmen. Çünkü öğretmenin çalışabileceği tek yer Milli Eğitim bünyesidir. Öğretmenin çalışma ortamı okuldur. Şansı yaver gider de öğretmen olduğunu zaten diplomasıyla kanıtlayan öğretmen KPSS’den aldığı puanla kopya çekenlere rağmen atama yapılacak sayının içine girebilirse öğretmen olabiliyor. 300 bin aday içinden birinci bile oluyor bazen ama ihtiyaç olmuyor Milli Eğitim’de. ŞANS!
.jpg)

.jpg)
.jpg)


.jpg)
.jpg)
.jpg)

.jpg)
.jpg)

.jpg)
Askeri darbe demogojisi ile zihinleri bulandırmaya devam ederek hedefine kararlı adımlarla ilerlemekte olan iktidar partisini nitelemek için kullandığımız “Sivil Darbe” sözü siyasal literatürümüze iyice yerleşti ve kabul gördü.
Lenin'in 1907'de Üçüncü Duma seçimlerinde Boykot tavrını benimseyip benimsememe konusunda kaleme aldığı yedi bölümlü "Boykota Karşı" makalesinin ilk üç bölümünün çevirisini geçen hafta yayınlamıştık. Aşağıda makalenin diğer dört parçası bulunuyor.
Olur, neden olmasın? Bal gibi olur.
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), bireysel ve toplumsal yaşamda belirleyici olan pek çok sınav yapıyor. ÖSYM her sınav sonunda, o sınavla ilgili çözümlemelerde bulunuyor. Bu çözümlemelerde, soruların neyi ölçüp neyi ölçmediğini, kolay ve zor soruları, il il, okul okul ve okul türünde başarı durumu, salon bazında kopya olasılıklarını vb. belirliyor. Bu çözümlemeler, ortaöğretimin hem röntgenini çekiyor hem de kan tahlillerini yapıyor. Şimdiki ÖSYM Başkanı 37 yıldır bu kurumda çalıştığını söylediğine göre siz başkanın ve bu kurumun edindiği deneyimi ve bilgi birikimini hesap edin.












:rol...


